Endokrinoloji; iç salgı bezleri, bu bezlerin fonksiyonları, salgıladıkları hormonlar ve metabolizma hastalıklarıyla ilgilenen tıbbi bir alandır. Endokrin sistem organları olan iç salgı bezlerinin salgıladıkları hormonların azlığı, fazlalığı ve bu bezlerin tümörleri endokrinolojinin konularıdır.
Diyabet, obezite, beslenme ve diyet, kolesterol ve trigliserid (kan yağları) yüksekliği, ürik asit yüksekliği, metabolik sendrom, vitaminler ve minerallerin metabolizması ve osteoporoz gibi metabolizma hastalıkları da endokrinolojinin alanı kapsamındadır. Aşağıda, altı başlık altında, endokrinoloji bölümünün ilgilendiği hastalık gruplarını görebilirsiniz.
- Hipofiz bezi yetersizliği
- Prolaktin (süt hormonu) hormon fazlalığı
- Kortizol hormon fazlalığı
- Büyüme hormonu fazlalığı
- Büyüme hormonu eksikliği ve kısa boy (daha çok pediatrik endokrinoloji konusu olmakla birlikte bazen erişkinde de görülebilir)
- Şekersiz şeker hastalığı
- Guatr
- Tiroit bezi fazla çalışması
- Tiroit bezi az çalışması
- Nodüllü tiroit hastalıkları
- Tiroit bezi iltihabi hastalıkları
- Hashimoto hastalığı
- Tiroit kanserler
- Paratiroid hormon fazlalığı
- Paratiroid hormon eksikliği
- Kortizol hormon fazlalığı
- Kortizol hormon eksikliği
- Aldosterone hormon fazlalığı
- Adrenalin hormon fazlalığı
- Kadınlarda cinsel hormon eksiklikleri
- Polikistik over sendromu (adet görmeme, kilo alma ve kıllanma)
- Tüylenme
- Testosterone hormon eksikliği
- Erkekte meme büyümesi
- Ereksiyon sorunları ve impotans
- Testis ve penis gelişmemesi ile sakal çıkmaması
Tiroit bezinin az ya da fazla çalışması metabolizmayı doğrudan etkiler. Halsizlik, saç dökülmesi, kilo değişiklikleri, çarpıntı ve ruh hali farklılıkları tiroit sorunlarının belirtileri olabilir. Basit bir kan testi ile tiroit fonksiyonları değerlendirilebilir.
Osteoporoz özellikle menopoz sonrası kadınlarda ve ileri yaş grubunda daha sık görülen bir sorundur. Düşük kalsiyum alımı, hareketsizlik, D vitamini eksikliği ve genetik faktörler riski artırır. Düzenli taramalar ve kemik ölçümleri ise erken tanıda önemlidir.
Metabolik sendrom; yüksek tansiyon, insülin direnci, yüksek kolesterol ve obezitenin birlikte görüldüğü bir tablodur. Kalp-damar hastalıkları için ciddi risk faktörü oluşturur. Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz en önemli korunma yollarıdır.