Genç kadınlarda sık görülebilen iyi huylu meme tümörlere fibroadenom denir. Bunlar genellikle 2 cm altında ve düzgün sınırlıdır. 6 ayda bir yapılan ultrason ve fizik muayene ile takip edilebilirler. Hızlı büyümeleri ve şekil düzensizlikleri varsa biyopsi yapılır. Şüpheli olan tümörlerin çıkarılmaları ve patolojik incelemelerinin yapılması gerekir. Tüm bu işlemler hastanemizin Genel Cerrahi Kliniğimizde yapılabilir.



Meme Cerrahisi bölümümüzde memede tespit edilen kitlelerin biyopsisi, çıkarılması, çıkarılan tümörün oluşturduğu boşluğun doldurulması, kanserli hastalarda bölgesel lenf bezlerinin kontrol edilmesi ve kanserli lenf bezlerinin çıkarılması işlemleri yapılır.
Fark edilen her kitlenin cerrahi olarak çıkarılmasına gerek yoktur. Muayene ve gerekli görülen tetkiklerle değerlendirilen kitle, içinde sıvı bulunan basit bir kistse bunun çıkarılmasına gerek yoktur. Çok büyük ve ağrılı kistlerin, nadiren enjektörle boşaltılması gerekebilir. Büyük boyutlara ulaşmamış, iyi huylu olduğundan emin olunan tümörlerin (fibroadenom, lipom, hamartom ve benzeri) takip edilmesi yeterlidir.
Ele gelen kitlelerin büyük çoğunluğu kanser olmayan, iyi huylu kitlelerdir. Kadının yaşına göre değişmekle beraber bu oran %10 ila %20 arasındadır. Ancak meme kanserine yakalanan hastaların neredeyse %70’ine yakın kısmında görülen ilk belirti, ele gelen kitlelerdir.
Yirmili yaşlarda ele gelen kitlelerin büyük çoğunluğu fibroadenom denen memenin iyi huylu kitlelerdir. Bunlar çoğunlukla ağrısız, hareketli, düzgün konturlu kitlelerdir. Zamanla kaybolabildiği gibi, büyüyebilirler de. Tedavisi boyutu küçük olanlarda takip, büyük olanlarda ise cerrahi olarak çıkarılmasıdır.
Otuzlu ve kırklı yaşlarda ise, memede ele gelen kitlelerin büyük çoğunluğu, kistlerdir. Bunlar ağrılı, her iki memede de birden fazla, yine düzgün konturlu ve değişik büyüklüktedir. Özellikle adet gören kadınlarda bu kistler, adet döneminde daha da büyür ve ağrılı olurlar. Adet sonunda ise ağrıları azalıp, kaybolabilirler. Bunlara da takip önerilir. Ancak çok büyük olanların içi enjektör ile aspire edilerek boşaltılır.
Tabi ki değildir. Ele gelen kitlelerin büyük çoğunluğu kanser olmayan, iyi huylu kitlelerdir. Kadının yaşına göre değişmekle beraber bu oran % 10 ila % 20 arasındadır. Ancak meme kanserine yakalanan hastaların neredeyse %70’ine yakın kısmında görülen ilk belirti, ele gelen kitlelerdir.
Yirmili yaşlarda ele gelen kitlelerin büyük çoğunluğu fibroadenom denen memenin iyi huylu kitlelerdir. Bunlar çoğunlukla ağrısız, hareketli, düzgün konturlu kitlelerdir. Zamanla kaybolabildiği gibi, büyüyebilirler de. Tedavisi boyutu küçük olanlarda takip, büyük olanlarda ise cerrahi olarak çıkarılmasıdır.
Otuzlu ve kırklı yaşlarda ise, memede ele gelen kitlelerin büyük çoğunluğu, kistlerdir. Bunlar ağrılı, her iki memede de birden fazla, yine düzgün konturlu ve değişik büyüklüktedir. Özellikle adet gören kadınlarda bu kistler, adet döneminde daha da büyür ve ağrılı olurlar. Adet sonunda ise ağrıları azalıp, kaybolabilirler. Bunlara da takip önerilir. Ancak çok büyük olanların içi enjektör ile aspire edilerek boşaltılır.
Meme cerrahisi; meme kanseri, iyi huylu kistler, fibroadenomlar ve estetik veya rekonstrüktif amaçlı operasyonlarda uygulanır. Amaç, hem sağlığı korumak hem de estetik sonucu iyileştirmektir.
Meme kanseri genellikle ele gelen kitle, meme başında çekilme, ciltte çökme veya kızarıklık, meme başından kanlı akıntı ile kendini gösterir. Erken teşhis tedavi başarısını önemli ölçüde artırır.
Çoğu meme kisti iyi huyludur ve kanser riski düşüktür. Ancak büyüklük değişikliği veya ağrı gibi belirtiler izlendiğinde ultrason ve mamografi ile değerlendirme yapılmalıdır.
Meme kanseri cerrahisinde lumpektomi (memenin bir kısmının alınması), mastektomi (memenin tamamen alınması) ve rekonstrüktif cerrahi gibi yöntemler uygulanır. Hangi yöntemin seçileceği tümörün boyutu ve konumuna bağlıdır.
Ameliyat türüne göre değişmekle birlikte çoğu hasta birkaç hafta içinde günlük aktivitelerine dönebilir. Hastanemizde, ameliyat sonrası bakım ve rehabilitasyon titizlikle yürütülür.
Sentinel lenf nodu biyopsisi, kanserin lenf yollarına yayılıp yayılmadığını belirlemek için yapılan minimal invaziv bir yöntemdir. Gereksiz lenf nodu çıkarılmasını önler.
Cerrahi teknikler ve dikiş yöntemleri ile minimum iz bırakacak şekilde operasyon yapılır. Gerekli durumlarda estetik müdahale ile izlerin görünümü azaltılabilir.
40 yaş üstü kadınlarda yıllık mamografi önerilir. Genetik risk faktörü veya aile öyküsü olanlarda daha erken ve sık kontroller gerekebilir. Düzenli muayene erken tanıda hayati öneme sahiptir.