- Anne adayının yaşının ilerlemesiyle yumurtaların rezerv durumunun ve kalitesinin azalması
- Erkeklerde sperm kalitesinin ve hareketliliğinin kısıtlanması
- Rahim içi ve fallop tüplerinde görülebilecek sorunlar
- Erkeklerde varikosel durumu
- Rahimlerde meydana gelen kistler
- Sebebi bilinmeyen infertilite




Tüp bebek tedavilerinde, başarıyı sonuçlar almak için önemli araştırmalar yapan Tüp Bebek ve Üreme Sağlığı Merkezimizde; genetik hastalık riski bulunan aileler için, preimplantasyon genetik tanı yöntemleri de güvenle uygulanıyor.
Tüplerde ve sperm değerlerinde sorun olan, yumurtalık rezervi azalmış olan veya ileri yaştaki hastalarda tüp bebek tedavisi ön plana çıkan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemde yumurtalıklar uyarılarak yumurta hücresi elde edilmeye çalışılır. Yumurtalar anestezi altında toplandıktan sonra hastanın eşinin verdiği spermlerle laboratuvar şartlarında birleştirilerek döllenmeleri sağlanır. Rahim hazırlığının ardından döllenmiş yumurta rahim içine yerleştirilir.
Tüm süreç tedavinin başından itibaren 15-20 gün sürer, yumurta toplama işlemi de anestezi altında yapıldığı için hastalar ağrılı bir süreç yaşamazlar. Sanılanın aksine, hastalarımız tüm bu süreçte aktif yaşantılarından kopmaz, normal hayatlarını devam edebilirler. Özellikle 35 yaş üzeri hastalarda yumurtalık rezervi ve kalitesinde düşme, gebelik şansını azaltabilir. Bu yüzden, anne baba olmayı planlayan çiftlere önerimiz, 1 yıl boyunca gebelik oluşmaması durumunda, zaman kaybetmeden bir uzman hekime başvurmalarıdır.
- Havuz Yöntemi
- Yumurta Dondurma
- Kalsiyum Aktivasyonu
- Embriyonun Kabuğunun İnceltilmesi (AHA)
- Sperm Vitalite (Canlılık) Tanı Yöntemleri
- PGT (Embriyoların Genetik incelemesi)
- Embriyoskopi (Kameralı Görüntüleme Sistemleri)
- Embriyo Dondurma
- Embriyo Yapıştırıcısı
- Genetik incelemeler
- ICSI
- Rahim Dinlendirme
- Endoskopik Cerrahi
- Blastocyst Transferi (Blastokist Kültürü)
Tüp bebek tedavisinde, deneme konusunda sınır bir sayı bulunmuyor. Fakat çok iyi kliniklerde yapılmış denemelere rağmen gebelik oluşumu sağlanamamışsa, bu deneme sayısı arttıkça gebeliğin gerçekleşmesindeki beklentide azalma olacaktır. Bazen nedeni bilinmeyen tutunamama sorunu yaşayan anne adayları, yaptırdıkları pek çok denemeden sonra ancak gebe kalabilmektedirler. 8. ya da 10. denemesinden sonra gebe kalan anne adayları da vardır.
Tüp bebek tedavisinin başarılı olabilmesi birçok faktöre bağlıdır. Bu faktörlerden en önemlisi; anne adayının yaşıdır. 35 yaşından genç olan kadınlarda gebe kalma şansı çok daha yüksek olmakla birlikte; 35-38 yaş arasında olan kadınlar da bu şansını değerlendirebilmektedirler. Ama 38-40 yaş ve 40-42 yaş ile birlikte bu şans gitgide azalır. 40-42 yaş aralığı ise şansın azaldığı fakat yine de ümidin korunduğu zamanlardır.
Tüm yaş gruplarında tek embriyonun transfer edilmesiyle gebelik şansı %28’dir. Çift embriyonun transfer edilmesiyle bu şans %45’e kadar çıkar. Tek embriyo transferinin yapılmasında geriye pek çok embriyo kalır ve bu embriyolar kullanılarak ciddi oranda ek hamilelikler sağlanabilir.
Tüp bebek tedavisi sonucunda oluşan gebeliklerin düşük riski, normal yollarla kalınan gebeliklerden çok olmamakla birlikte biraz daha fazladır. Bunun sebebi; tedavi çeşidinden değil, hamile kalmaya engel olan sorunun bizzat kendisidir.
Hamile kalmış hiçbir kadında, vajinal kanama normal olarak değerlendirilmemeli ve hızlıca doktora başvurulmalıdır. Ancak tüp bebek tedavisiyle ulaşılmış gebeliklerin başlangıcında vajinal kanama ve lekelenmelere sık olarak rastlanılır. Yani; bu kanamalar kötü bir durumun habercisi olmayabilir.
Tüp bebek denemelerinde transfer edilen embriyoların haricinde kullanılmayan embriyoların kalitesi çoğu zaman iyi olabilmektedir. Bu embriyolar dondurulup saklanarak, ileride bir başka hamilelik düşüncesi durumunda değerlendirilebilirler. İleriye dönük böyle bir avantaj sunuyor olması nedeniyle embriyo dondurma işlemi, çiftler için oldukça faydalıdır. Dondurulan embriyolar çözüldüğünde %80 oranında canlı kalır ve rahme transfer edildiğinde ise %50 ila %70 arasında gebelik şansı verir.
Tüp bebek tedavisi öncesinde kilo verilmesi, tedavi sonuçlarını olumlu yönde etkileyecektir şeklinde kesin bir bilgi yoktur. Fakat kilonun ideal seviyede olması; tedavi süresinin kısalmasına, ihtiyaç duyulacak ilacın azalmasına ve tüp bebek tedavisi ile gebe kalınması durumunda ise düşük riskinin azalmasını sağlar.
Cinsel yaşam devam edebilir. Bu durum gebeliğin tutulmasını engellemez. Fakat yumurta toplamadan sonra yumurtalıkların hala büyük olması, vajinal yoldan alınan ilaçlar, lekelenme şeklinde vajinal kanamalar, anne adayı için rahatsızlık oluşturulabileceği için normal bir cinsel ilişki süreci yürütülemeyebilir.
Embriyo transferinden sonra hareket etmek, seyahat etmek, öksürmek ve hemen ayağa kalkmak gibi aktiviteler gebeliğin tutunmasını ve devam ettirilmesini engellemez. Halk arasında bilinenin aksine bu durumların gebeliğe olumsuz hiçbir etkisi bulunmaz. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar; doktorun reçete ettiği ilaçların düzenli olarak alınması ve yumurtalar eğer çok büyümüşse rahatsız olunmaması için dinlenilmesi gerekliliğidir.