
0-18 yaş aralığındaki hastalardaki bağışıklık sistemi ve alerjik hastalıklarının tanı ve tedavisiyle ilgilenen Çocuk Alerji ve İmmünoloji Hastalıkları bölümümüz, en kıymetli varlıklarımız çocuklarımız için özenle hizmet verir.
Günümüzde alerjik hastalıklar ve astımın görülme sıklığı oldukça arttı. Bu artışın birçok nedeni var. Alerjik hastalıkların görülme oranı artmasıyla birlikte alerjik hastalıkların teşhis ve tedavisinin de uzman hekimlerce yapılmasının önemi çok büyük.
Alerji, alerjen denilen normalde zararsız olan maddelere karşı bağışıklık sisteminin gösterdiği aşırı duyarlılık reaksiyonlarıdır. Başlıca alerjenler; ev tozu akarları, polenler, küf mantarları, hayvan tüy ve epitelleri, besinler ve böcek zehirleridir. Alerjik hastalıklarda genellikle üst ya da alt solunum yolları, göz, deri ve sindirim sistemi etkilenir. Alerjik hastalıklar sadece bir organ sisteminin rahatsızlığı değildir. Alerjik hastalıklar bir bütün içerisinde değerlendirilmeli, tedavi planlanması sadece günü kurtarıcı olmamalı, uzun vadeli olarak yapılmalıdır.
Astım başlangıcı hırıltıdan, hayatı tehdit edebilecek ani astım ataklarına kadar çok çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. Soluk alıp verirken göğüste ıslık sesleri, göğüste sıkışma hissi, durup dururken nefes sıkışması, art arda öksürükler, hareket ederken veya bir hareketten hemen sonra öksürük, nefes daralması, geceleri devamlı öksürük astım belirtileridir. Belirtiler tekrarlayıcı olup nöbetler halinde gelir. Genellikle gece veya sabaha karşı ortaya çıkar. Hastalar bu nöbetleri nefes açıcı spreyler yardımı ile atlatabilir. Astımı ortadan kaldıracak bir tedavi olmasa da doktorunuzla beraber astımınızı kontrol altına alacak bir tedavi izleyebilir ve hayat kalitenizi arttırabilirsiniz.
Astımlıların neredeyse 3/4’ünde alerjik nezle görülür. Bu bakımdan, hapşırma, burun akıntısı, burunda kaşıntı ve tıkanıklık ile geniz akıntısı gibi şikâyetler de astıma eşlik edebilmektedir. Egzama gibi alerjik deri hastalığı olan kişilerde ise, ciltte kabarıklık, kızarıklık, kaşıntı, sulanma, kabuklanma gibi şikayetler bulunabilir.
Oda kokuları yere ve kullandığımız eşyaların üzerine de siner. Özellikle emekleyen oyun oynayan çocuklar, ellerini ağızlarına götürdüklerinde bu kokuların yaydığı maddelere maruz kalırlar. Oda kokuları gibi, mumlar parfümler tütsüler de sağlığa zarar verir. Kimyasallar havada yayılım gösterirler. Bunlar nefes yoluyla alınır. Fakat ev havalandırılmadığın da eşyaların üzerine sineceğinden kişiye zarar verir. Bu maddeler kansere kadar yol açabilirler.